Siber Güvenlik ve Ülkeler

Ali Kurtul – Elektronik ve Haberleşme Mühendisi

Dünyada ve Türkiye’de hayatın bir parçası haline gelen siber dünya sadece bir hayat kolaylaştırıcı olmaktan öte bireyler, şirketler, kurumlar ve devletler için vazgeçilmez hale gelmiş ve bu vazgeçilmezliğin sonrasında bizleri bekleyen tehdit ve tehlikeler oluşmuştur. Artık teknoloji olmadan devletler çalışamaz, şirketler iş yapamaz ve bireylerde, hayatlarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiş bu işlevler olmadan, hayatlarını devam ettiremez noktaya gelmiştir. Artık devlet bir taraftan sunduğu hizmetlere devam ederken, birçok stratejik bilgi ve planlarını teknolojik araçlar vesilesiyle saklamaktadır. Benzer şekilde şirketler de yaptıkları işlerle ilgili kritik bilgileri, müşteri verilerini, ticari sırlarını teknolojik araçlarla saklamaktadırlar. Bireyler ise finansal bilgilerinin yanında, tercihlerini, gezdikleri yerleri, kişisel fotoğraflarını cep telefonu, kişisel bilgisayar veya internet (bulut) gibi yerlerde saklamaktadırlar. Devletler ve devlet adamları bu şekliyle başta diğer ülkelerin istihbaratı olmak üzere birçok kötü niyetli devlet, kurum, terör örgütleri veya kişinin; şirketler rakipleri, devletlerin istihbarat birimlerinin, ticari fayda veya şöhret peşinde koşan siber korsanların hedefi haline gelebilmektedir. Bireyler ise genelde kişisel bilgilerini legal veya illegal yollardan ele geçirmeye çalışan şirketler, korsanlar veya devletler tarafından hedef haline gelebilmektedirler. Siber güvenliği ihlal edecek tehditler web sitelerin sizin bilgilerinizi toplaması, cihazlara bulaşan tehlikeli yazılımlar, hedefli saldırılar, kritik sistemlere sızma, hizmeti kesintiye uğratma ve benzeri şekillerde ortaya çıkabilmektedir.

Son yıllarda istihbaratın ötesinde devletlerarası savaşların da siber uzaya taşındığı, devletlerin bu düzlemi bir savaş aracı olarak kullanmaya başladığı, buna yönelik siber ordular kurdukları, bu orduları kullanarak hem istihbarat hem de kriz dönemlerinde siber saldırılar ile hizmeti durdurma saldırıları yaptıkları görülmektedir. Bu saldırılar ülkelerin nükleer tesisleri , enerji tesisleri veya finans sektörü gibi alanlara yapılabilmektedir. Bunun yanında başta haberleşme altyapısı olmak üzere teknoloji altyapısının, asgaride güvenlik sistemlerinin millileşmesi de önem arz etmektedir. Birçok teknolojik ürün üretildiği ülkenin güvenliğini öncelemesi ve bu ülkelerin istihbaratlarıyla bilinen veya bilinmeyen işbirlikleri yapmaları bilinen ve aslında beklenen bir durumdur . Bağımsızlık ve dünyada söz sahibi olmak isteyen ülkelerin bu risklerin farkında olup bunları yönetiyor olması unutulmaması gereken bir olgudur. Günümüzde internetin yaygınlaşması ve hayatın bir parçası haline gelmesiyle beraber artık ülkeler arası sınırların internet üzerinden kalktığı bir dünyadayız. Ülkeler eskiden yollar üzerinden sınır kapıları ile birbirlerine bağlı iken artık fiber kablolar ile birbirlerine bağlı hale geldiler. Bu gelişmeler, iletişim, ekonomi gibi birçok alanda kolaylıklar sağlarken bağımlılıkları da arttırır hale getirmiştir.

Savaş öncesinde veyahut kriz döneminde stratejik seviyede yapılacak siber saldırılar ile düşmanın savaşma azmi ve kararlığının kırılabileceği öngörülmektedir. Hatta barış döneminden itibaren düşmanın imkân ve kabiliyetlerini geliştirecek yeteneklerine yapılacak siber saldırılar ile tehdidin daha oluşmadan yok edilmesi mümkün olabilecektir.

İnternet artık hayatımızın ayrılmaz birer parçası haline gelmiştir. İnsanlar kişisel verilerini, maillerini, kontaklarını, fotoğraflarını, dosyalarını internetten kullanmaya, saklamaya başlamışlardır.

Devamını okumak için tıklayınız.